Biscuit ve Portakal Reçeli

Peşinen söyleyim bu yazı portakal reçeli ve biscuit bahanesiyle kahvaltıya  yazılmış bir güzellemedir. Ne demişti Cemal Süreya;

 yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem

ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı.

Her okuduğumda beni gülümseten bu satırlar hislerimin de tercümanı. Güneşli bir Pazar sabahı, sevdiğim insanların etrafında toplandığı özenle hazırlanmış bir kahvaltı sofrası benim için de pekala mutluluğun tariflerinden biri.

Sabah evin sessizliğinde demlenen ve kokusu çıkan çay, fonda sakin sakin şarkısını söyleyen Norah Jones’un sesi ve fırında pişmekte olan biscuitlerin mutfağa yayılan kokusu. Hayal etmesi bile güzel…

portakal reçeli

E peki ne olmalı kahvaltı menüsünde? Bir kere ev yapımı portakal reçeli olmalı mutlaka. Sonracıma insanın bünyesine mutluluk hormonu salgılatan bal-kaymak da olmalı. Bol kekikli zeytin, üzerine zeytinyağı gezdirilmiş taze taze domates ve salatalıklar yanında da kızarmış hellim illa ki olmalı. Günlerden pazar ise nutella kavanozu kaşıklamanın günahı yazılmıyor. Nutella da masaya lütfen! Biscuitlerin arasına sürmek için güzel bir tereyağ ve peynirli omlet de olmasın mı yani? Olsun tabii… Oldu olacak tahin-pekmez de olsun. Ama en önemlisi tüm bunların olduğu bu güzel sofrayı paylaşacak sevdikleriniz olsun. Ve mümkünse hepsi de iştahlı insanlar olsun.

Kalabalık bir şekilde masaya oturulduğunda karınlar doyana kadar yaşanan telaş hali var ya, işte o hengameyi seviyorum. Bir de mideler doyduktan sonra sabahı öğlene bağlayan o uzun masa başı rehavetini ve sohbetlerini. Gelsin çaylar gitsin kahveler.  Anlatması bile güzel yahu!

portakal reçeli

Portakal Reçeli ve Biscuit benim için, böyle bir kahvaltı masasının iki starı. Öyle çok reçel aşığı bir insan değilim ama mevzubahis portakal reçeliyse işler değişir. Bayılırım portakal reçeline. Hakkını yemiş olmayım, Kıbrıs’ta sıklıkla yapılan alıç reçelinin de kalbimde yeri ayrıdır.

Daha önce de yazmıştım hatırlarsanız, bu yıl elimde bol bol, doğal ve toplandığı gibi mutfağıma gelmiş epey miktarda mis gibi portakal var. Her yıl yaptığım portakal reçelini bu yıl yapmam için ekstradan bir neden daha, sanki ekstradan nedene gerek varmış gibi! Önce bu kadar yeter herhalde diyerek elimdeki portakalların birazını kullandım reçel için. Reçeli kavanozlara doldurunca gözüm doymadı, üşenmeyip kalan portakalları da reçel için kullandım. Allah muhafaza portakal reçelsiz filan mı kalaydım yani!

portakal reçeli&biscuit

portakal reçeli

Reçeli yaptık yapmasına da neyin üzerine sürüp yiyeceğiz o portakal reçelini? Tabii ki biscuite. Hatta benim favorim, arasına nutella üzerine portakal reçeli sürülmüş biscuit. Genelde bunu söylediğimde portakal reçeli-nutella ikilisini duyup yüzünü ekşiten çok insan oluyor ama bence portakal ve çikolatayı bir arada sevenler benim halimden anlar. Tabii bu üçlemenin yan etkisi kilo olarak bünyeye sonradan tesir ediyor ama arada bir kaçamağın zararı olmaz bence. Bu da mutluluğun bedeli olsun artık!

biscuit

biscuit

portakal reçeli&biscuit

Amerikan mutfağının insanlığa kazandırdığı canım biscuitin en doğru anlatımı maya kullanılmadan, kısa sürede yapılabilen minik ekmekçikler olur herhalde diyeceğim ama biscuit ekmek gibi de değil tam olarak. Neyse biz tariflere takılmayalım bence, tadı şahane diyorum size! Ama bir şartla biscuitleri sıcakken yemelisiniz. Soğukken tadları fırından ilk çıktıkları kadar güzel olmayabilir. Bir de tarifte de anlattığım gibi biscuitlerin yumuşak ve pofuduk olmaları için hamuru gereğinden fazla yoğurmayın. Dilerseniz biscuitleri önceden hazırlayıp, buz gözünde muhafaza edip istediğiniz zaman fırınlaya da bilirsiniz.

biscuit

Mutluluğun birçok formülü var muhakkak. Ama mutluluğun en basit formülü güzel bir kahvaltı. Ve dünyanın da ev yapımı portakal reçeli, sıcacık biscuitler ve dostlarla çok daha güzel bir yer olduğu da inkar edilemez bir gerçek bence.

İtirazı olan?

BISCUIT

Tarif Arman Kırım’a aittir.

Tarifte kullanılan bardak, yemek kaşığı ve çay kaşığı ölçüleri Amerikan ölçü sisteminde kullanılan cup, tablespoon ve teaspoon’un karşılığıdır.

yaklaşık 25 tane biscuit için

Malzemeler

  • 2, 1/2 su bardağı, 350 gr. un + tezgaha serpmek için 2 yemek kaşığı un
  • 1 çorba kaşığı şeker
  • 2, 1/2 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1/2 çay kaşığı karbonat
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 3/4 bardak, 170 gr. tereyağ (soğuk)
  • 1 bardak, 260 gr. yoğurt (çırpılmış)

Yapılışı

  • Fırını  200 dereceye ısıtın
  • Büyük bir kaseye un, şeker, tuz, kabartma tozu ve karbonatı eleyerek doldurun. Bu karışıma küçük parçalar halinde kestiğiniz soğuk
    tereyağını ekleyin
  • Parmak uçlarınızla unu ve tereyağı birbirine yedirin. Sonuçta elde etmeniz gereken şekil; ufalanmış ekmek kırıntısı benzeri bir görünüm olmalıdır
  • Yoğurdu karışıma ekleyin ve bir spatulayla un kaybolana kadar karıştırın. Gerekirse ellerinizi de kullanın ama hamuru yoğurmamaya özen gösterin, sadece malzemeleri birleştirin. Sonuçta nemli, yapışkan ve şekilsiz bir hamur elde edeceksiniz
  • Mutfak tezgahınızın üzerine yaklaşık iki çorba kaşığı un serpin ve hamuru üzeri unlanmış tezgaha aktarın
  • Hamuru kibarca, tüm malzemeler birleşene ve yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğurun (burada dikkat edilmesi gereken nokta hamuru çok fazla yoğurmamak gerektiğidir)
  • Hazır olan hamuru hafifçe unladığınız zemine koyun ve üzerine bastırarak 2 cm yüksekliğinde düzleyin
  • 5 cm genişliğinde yuvarlak kurabiye kalıbı kullanarak hamurun üzerine bastırararak yuvarlak hamur parçaları koparın (kurabiye kalıbınız yoksa ağzı keskin bardak ya da fincan da kullanabilirsiniz)
  • Artan hamuru birleştirip tekrardan yuvarlaklar kesin
  • Kestiğiniz parçaları içine yağlı kağıt serili fırın tepsisine yerleştirin
  • Tepsiyi fırının orta katına yerleştirin ve üstleri açık kahverengi renk alana dek (yaklaşık 15 dakika) pişirin
  • Piştikten sonra fırından çıkarın ve sıcakken servis edin
  • Biscuitleri önceden hazırlayacaksanız: Hazırladığınız biscuitleri aralarına yağlı kağıt koyarak bir kabın içine dizin ve kabın ağzını sıkıca kapatın. Kullanacağınız zamana dek buzdolabının buz gözünde muhafaza edin. Pişireceğiniz zaman biscuitleri buz gözünden çıkarıp tepsiye dizip fırına verin (önceden buz gözünden çıkarmanıza gerek yok). Normal pişirme süresine 2-3 dakika ekleyip yine üzeri kahverengileşinceye dek pişirin.

PORTAKAL REÇELİ

Tarifte kullanılan bardak, yemek kaşığı ve çay kaşığı ölçüleri Amerikan ölçü sisteminde kullanılan cup, tablespoon ve teaspoon’un karşılığıdır.

Malzemeler

  • 1 kilo kalın kabuklu portakal
  • 3, 3/4 su bardağı, 750 gr. şeker
  • 3 su bardağı, 720 ml su
  • yarım limonun suyu

Yapılışı

  • Portakalların kabuklarını rendeleyin
  • Kaynar su koyduğunuz büyükçe bir tencerenin içine portakalları atıp, hafifçe yumuşayana kadar haşlayın
  • Yumuşayan portakalları tencereden alıp, istediğiniz boyda ve şekilde doğrayın  (ben küp küp doğramayı tercih ediyorum)
  • Bu esnada orta ateş üzerine oturttuğunuz başka bir tencerede 750 gr. şeker ve 3 bardak suyu ara ara karıştırarak kaynama noktasına getirin
  • Doğradığınız portakalları orta ateşte kaynamakta olan su ve şeker karışımının içine katın
  • Ara ara karıştırarak reçel kıvamlanıncaya kadar pişirmeye devam edin
  • Reçel kaynadığı esnada üzerinde oluşan köpükleri alın
  • Altını kapatacığınıza yakın yarım limonun suyunu ekleyip bir taşım daha kaynatın
  • Reçel istenen kıvama gelince altını kapatıp ılık iken kavanozlara boşaltın

 

  • Reçelin ya da marmelatın olup olmadığını anlamak için bence en iyi metot şu: Buzdolabının buz gözüne  küçük bir  tabak bırakın. Kaynayan reçelden bir kaşık alıp buz gözünden çıkardığınız tabağa koyup yarım dakika bekleyin. Tabağı eğdiğinizde reçel aşağıya doğru hızla akmıyorsa reçeliniz olmuş demektir, hala çok sıvıysa kaynatmaya devam edin.
  • Portakalları doğradığınız ve tencereye aktardığınız aşamada farkettiğiniz çekirdekleri ayırın.

 

Önceki Yazı Sonraki Yazı